10 Haziran 2011
Son zamanlarda en sevdiğim grup Battles
Bakın böyle koç gibiler. Bu da Futura'nın cici bir kaydı. Hem de ciciler cicisi. Sevgi doluyum.
06 Nisan 2011
Ariel Pink, ağır ağır, hazmederek yenen bir yemektir.
Janr konusunda ne diyeceğimi tam olarak bilemiyorum ama avant-pop, lo-fi, noise pop, psychedelic, alienation-pop gibi şeyler diyebiliriz. Esasında baya farklılaşıyor tüm eserler birbirinden. (alienation pop bizzat kendi ürettiğim bir janr adı, diğer ürettiğim janr adı için bkz. sepia rock, bunlar terimleşecek canım, terimleştirelim)
Neyse, daha fazla önsöze gerek yok, bilmeyenler için huzurlarınızda Ariel Pink's Haunted Graffiti.
(İlginizi çekerse youtube'dan beslenirsiniz)
(Favori şarkım Butt House Blondies)
05 Nisan 2011
Common People'a inanılmaz bir yorum
Lucy in the Sky with Diamonds
30 Mart 2011
Dünyanın en iyi davulcusu Steve Moore
29 Mart 2011
John Cage: Form > İçerik

Burada uzun uzun John Cage'in kim olduğundan bahsetmeyeceğim ama biraz sonra yazacaklarım için zemin oluşturabilmesi açısından özetle; John Cage Amerikalı bir besteci, müzik teorisyeni, felsefeci, tasarımcı, şair ve mantar koleksiyoncusu. Savaş sonrası avant-garde'da bayrak taşıyan isimlerden biri kendisi. Fakat biz kendisini en çok müzikal kimliğinden tanıyoruz.
En ünlü eseri olan 4'33", pür sessizlik, biliyor muydunuz?
Sessizliğin de müziğin bir parçası olduğunu söylüyor bay Cage. Adama hak veriyoruz.
Kendisiyle seneler önce yapılmış bir röportajın video'sunu seyrettim trafik sesleri eşliğinde kaydedilmiş; Türkçe özetleyecek olursam;
-Müzik dinlediğimde biri konuşuyor gibi gelir bana. Hislerinden, fikirlerinden, ilişkilerinden konuşur gibi. Ama trafiğin sesini duyduğumda, biri konuşuyor gibi değil, bizzat sesin işbaşında olduğunu düşünürüm, sesin aktivitesini duyarım. Yükselir, düşer, uzar, kısalır. Bundan tamamen memnunum çünkü sesin benimle konuşmasına gerek yok.
Bizler zaman ve mekan arasındaki farkı pek anlamayız. Hangisi başlar, hangisi biter farketmeyiz. Çoğu sanat dalını zaman ve mekan üzerinden değerlendiririz (Ki müzik bir zaman sanatı olarak değerlendirilir). Mesela Marcel Duchamp, müziğin bir "zamansal sanat" değil, "mekansal sanat" olduğunu önerdi farklı olarak.
İnsanlar dinlemekten daha fazla şeyler bekliyor; "içsel dinleme" gibi, ya da "seslerin anlamı" gibi şeyler. Ben müzikten bahsettiğimdeyse, insanların aklına sonunda hiçbir anlamı olmayan sesten bahsettiğim geliyor: İçsel değil, dışsal ses. Bazıları bir şey içsel değilse, işe yaramaz gibi görüyor. Ama ben sesleri seviyorum; oldukları gibi. Olduklarından daha fazla bir şey olmalarına ihtiyacım da yok. Immanuel Kant der ki; "İki şeyin anlamlı olmasına gerek yoktur: Birincisi müzik, ikincisi kahkaha" O kendilerine has derin zevki vermek için başka bir şey olmalarına gerek yok (Adam bu esnada kedisiyle oynuyor "Sen biliyosun bunu dimi? diyerek) Tüm bu deneyimlerden en çok zevk aldığım deneyim; sessizlik deneyimi.
Mozart ve Beethoven dinlediğinizde, hep aynıdır. Ama trafiğin sesi, her zaman farklıdır"
Şu son cümle John Cage'e giriş cümlesi olabilir.
09 Aralık 2010
Fight for your right revisited
Yanılmıyorsam 1986'da beliren bu Beastie Boys video'suna bir sequel geliyormuş arkadaşlar.
2011'de Sundance'te kısa film kategorisinde gösterilecek ve oyuncular arasında Jack Black, Seth Rogen, Will Ferrell, Elijah Wood gibi isimler var. Pasta savaşından sonra ne oldu, partinin sonuçları nedir gibi soruların yanıtını bu filmde seyredeceğiz.
Beastie Boys, web sitelerine bir fotoğraf koymuş. Burada görüyoruz ki Beastie'leri canlandıracak aktörlerimiz Seth Rogen, Elijah Wood ve Danny McBride.
24 Kasım 2010
İşte Grup Dümen
10 Kasım 2010
Love don't live here anymore
14 Eylül 2010
Tüm kanayan kadınlara
23 Ağustos 2010
06 Temmuz 2010
Nekroppaşa
10 Haziran 2010
Tighten Up aslında ne anlatmak istiyor?
Aşk dedim, aşk istiyorum dedim.
Jötem, ille de jötem.
Gerçek aşk öldü dedi zibidinin biri.
Aaa, aşk olsun. Ölürüm sana.
E daha ne yapayım?
Bedenimi al, ama ruhumu nah alırsın.
Seviyorum çünkü allahın belası.
Kendine gel, çok manitacısın.
Manitacısın, adamlar haklı beyler.
Günlerdir hastayım hasta.
Canım ister pasta.
Bir pasta yapsana?
Ha?
Yap be?
Ben de çok manitacıydım gençliğimde.
Kralı gelse yine manitalara bakardım.
Ben sıramı savdım.
Artık sıra yeni nesilde.
Bokumda boncuk bulmuş gibiyim, anla artık.
Laf olsun diye konuşuyorum.
İş olsun diye takılıyorum.
Biz de biliyoruz lan.
Yüzüme vurma.
Bak illa ananla babanla tanıştırmasan da olur.
Böylesi de güzel.
Tanışmamazlık da etmem, yanlış olmasın şimdi.
The Black Keys - Tighten Up - Official Video from Chris Marrs Piliero on Vimeo.
09 Haziran 2010
Detroit'in bağrından nene hatun vokali ve cayır cayır gitarıyla.
Treat Me Like Your Mother from Ladislaw on Vimeo.
Jack White make guitar from GorWo4ek on Vimeo.
The Raconteurs from SPY on Vimeo.
The White Stripes - Under Great White Northern Lights - Commercial 1 from Chris Marrs Piliero on Vimeo.
08 Haziran 2010
Ratatat'ın LP4'ü üzerine bir güzelleme yazmak isterdim ama...
11 Mayıs 2010
Bob Meets the Beatles
Bob Meets The Beatles from Dan Meth on Vimeo.
07 Mayıs 2010
BU VİDYOYA DİKKAKE: Ağabey delirdi kaçınız.
tame impala - solitude is bliss from EL NINO on Vimeo.
06 Mayıs 2010
Kardeş memleketten leziz bir lez.
30 Nisan 2010
Born Free - M.I.A.
M.I.A, Born Free from ROMAIN-GAVRAS on Vimeo.




