müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2011

Son zamanlarda en sevdiğim grup Battles

İşte Battles.
Bakın böyle koç gibiler. Bu da Futura'nın cici bir kaydı. Hem de ciciler cicisi. Sevgi doluyum.

06 Nisan 2011

Ariel Pink, ağır ağır, hazmederek yenen bir yemektir.

Ariel Pink's Haunted Graffiti, burada kendisi hakkında bahsetmeyeceğim insan tarafından bana birkaç ay öncesinde tanıtılmış bir gruptur. MGMT ve Congratulations albümü diye kafa ütülediğim dönemde, bir güzellik olarak girmedi hayatıma çünkü o dönem forza MGMT idim ama ne zaman ki Before Today albümünü iyice bir dinledim Ariel Pink'in, sonra tekrar dinledim, sonra mobil müzik aygıtıma kopyalayıp işe gidip gelirken de dinledim, işte o zaman sevmeye başladım.

Janr konusunda ne diyeceğimi tam olarak bilemiyorum ama avant-pop, lo-fi, noise pop, psychedelic, alienation-pop gibi şeyler diyebiliriz. Esasında baya farklılaşıyor tüm eserler birbirinden. (alienation pop bizzat kendi ürettiğim bir janr adı, diğer ürettiğim janr adı için bkz. sepia rock, bunlar terimleşecek canım, terimleştirelim)

Neyse, daha fazla önsöze gerek yok, bilmeyenler için huzurlarınızda Ariel Pink's Haunted Graffiti.
(İlginizi çekerse youtube'dan beslenirsiniz)
(Favori şarkım Butt House Blondies)

05 Nisan 2011

Common People'a inanılmaz bir yorum

Hakkında asla kötü konuşamayacağım içten bir Common People cover'ıyla karşılaştım. Sanki milli marş söyler edasıyla söylemiş Marina Voica. O kadar gururlu söylüyor ki sanki kendi bestelemiş şarkıyı..


Lucy in the Sky with Diamonds



"I swear to God or swear to Mao or anybody you like, I had no idea it spelled LSD." - John Lennon ("Lucy in the Sky With Diamonds" hakkında)

Demiş, yalancısıyım.

30 Mart 2011

Dünyanın en iyi davulcusu Steve Moore

Web üzerinde kendisine "the drummer at the wrong gig" - "mad drummer" - "best drummer in the world" tanımlamaları ile rastlayacağınız Steve Moore, Rick K. and the Allnighters adlı bir grubun (düğün grubu desek kırıcı olmayız gibi) davulcusu. Onu dünyanın en iyi davulcusu yapan; tekniği. Ama nasıl bir teknik. Seyredelim.

29 Mart 2011

John Cage: Form > İçerik




Burada uzun uzun John Cage'in kim olduğundan bahsetmeyeceğim ama biraz sonra yazacaklarım için zemin oluşturabilmesi açısından özetle; John Cage Amerikalı bir besteci, müzik teorisyeni, felsefeci, tasarımcı, şair ve mantar koleksiyoncusu. Savaş sonrası avant-garde'da bayrak taşıyan isimlerden biri kendisi. Fakat biz kendisini en çok müzikal kimliğinden tanıyoruz.

En ünlü eseri olan 4'33", pür sessizlik, biliyor muydunuz?
Sessizliğin de müziğin bir parçası olduğunu söylüyor bay Cage. Adama hak veriyoruz.
Kendisiyle seneler önce yapılmış bir röportajın video'sunu seyrettim trafik sesleri eşliğinde kaydedilmiş; Türkçe özetleyecek olursam;

-Müzik dinlediğimde biri konuşuyor gibi gelir bana. Hislerinden, fikirlerinden, ilişkilerinden konuşur gibi. Ama trafiğin sesini duyduğumda, biri konuşuyor gibi değil, bizzat sesin işbaşında olduğunu düşünürüm, sesin aktivitesini duyarım. Yükselir, düşer, uzar, kısalır. Bundan tamamen memnunum çünkü sesin benimle konuşmasına gerek yok.

Bizler zaman ve mekan arasındaki farkı pek anlamayız. Hangisi başlar, hangisi biter farketmeyiz. Çoğu sanat dalını zaman ve mekan üzerinden değerlendiririz (Ki müzik bir zaman sanatı olarak değerlendirilir). Mesela Marcel Duchamp, müziğin bir "zamansal sanat" değil, "mekansal sanat" olduğunu önerdi farklı olarak.

İnsanlar dinlemekten daha fazla şeyler bekliyor; "içsel dinleme" gibi, ya da "seslerin anlamı" gibi şeyler. Ben müzikten bahsettiğimdeyse, insanların aklına sonunda hiçbir anlamı olmayan sesten bahsettiğim geliyor: İçsel değil, dışsal ses. Bazıları bir şey içsel değilse, işe yaramaz gibi görüyor. Ama ben sesleri seviyorum; oldukları gibi. Olduklarından daha fazla bir şey olmalarına ihtiyacım da yok. Immanuel Kant der ki; "İki şeyin anlamlı olmasına gerek yoktur: Birincisi müzik, ikincisi kahkaha" O kendilerine has derin zevki vermek için başka bir şey olmalarına gerek yok (Adam bu esnada kedisiyle oynuyor "Sen biliyosun bunu dimi? diyerek) Tüm bu deneyimlerden en çok zevk aldığım deneyim; sessizlik deneyimi.

Mozart ve Beethoven dinlediğinizde, hep aynıdır. Ama trafiğin sesi, her zaman farklıdır"



Şu son cümle John Cage'e giriş cümlesi olabilir.


09 Aralık 2010

Fight for your right revisited



Yanılmıyorsam 1986'da beliren bu Beastie Boys video'suna bir sequel geliyormuş arkadaşlar.
2011'de Sundance'te kısa film kategorisinde gösterilecek ve oyuncular arasında Jack Black, Seth Rogen, Will Ferrell, Elijah Wood gibi isimler var. Pasta savaşından sonra ne oldu, partinin sonuçları nedir gibi soruların yanıtını bu filmde seyredeceğiz.

Beastie Boys, web sitelerine bir fotoğraf koymuş. Burada görüyoruz ki Beastie'leri canlandıracak aktörlerimiz Seth Rogen, Elijah Wood ve Danny McBride.

24 Kasım 2010

İşte Grup Dümen

Sevdiğimiz arkadaşlarımız Grup Dümen'in geçtiğimiz sene çıkan EP'sinden... Burç Tuncer'le bir bağlantısı yoktur.

10 Kasım 2010

Love don't live here anymore

Siz bana diyim emoğ, ben size diyim gafasız. Neyse, neticede çok çok güzel bir cover, paylaşmayı görev bildim.

14 Eylül 2010

Tüm kanayan kadınlara

Sıradaki şarkımız bu ay geciken, feyk atan, ama hiç ummadık bir anda geliveren tüm menstrüasyonlara geliyor...

At last, my period has come along,
My PMS days are over
And life is like a song...

23 Ağustos 2010

Ağlatır

Julie Güzelses. Günümüz gençleri pek bilmez...

06 Temmuz 2010

Nekroppaşa


Cumartesi gecesi beni et-ete Peyote'ye gitmek zorunda bıraksa da, Nekropsi konserinde çok eğlendim. Yeni amma eski albümleri 1998'in tanıtımı için üst üste 2 gün verdikleri konserlerin 2.siydi benim bulunduğum. Gerçek fanboy'lar gibi en önden izledik. İyi de öyle yapmışız. Neyse ne diyorduk, yeni albüm; 1998. Ya da çok keşfetmemişler için Nekropsi.

Sevgili Örgüt, birkaç güzel fotoğraflarını çekti sahnenin. Buyrun.

Bu arada Nekropsi, zevkle dinlediğim tek Türk müzikal oluşumu. Söylemiş miydim?



10 Haziran 2010

Tighten Up aslında ne anlatmak istiyor?

The Black Keys'in Tighten Up adlı şarkısını üşenmedim, Türkçeleştirdim. Ve haikulaştırdım. Sonra haiku dokusunu bozdum. Aferim bana.


-Kendine Gel Bir Zahmet-

Aşk dedim, aşk istiyorum dedim.

Jötem, ille de jötem.

Gerçek aşk öldü dedi zibidinin biri.

Aaa, aşk olsun. Ölürüm sana.

E daha ne yapayım?


Bedenimi al, ama ruhumu nah alırsın.

Seviyorum çünkü allahın belası.

Kendine gel, çok manitacısın.

Manitacısın, adamlar haklı beyler.


Günlerdir hastayım hasta.

Canım ister pasta.

Bir pasta yapsana?

Ha?

Yap be?


Ben de çok manitacıydım gençliğimde.

Kralı gelse yine manitalara bakardım.

Ben sıramı savdım.

Artık sıra yeni nesilde.

Bokumda boncuk bulmuş gibiyim, anla artık.


Laf olsun diye konuşuyorum.

İş olsun diye takılıyorum.

Biz de biliyoruz lan.

Yüzüme vurma.


Bak illa ananla babanla tanıştırmasan da olur.

Böylesi de güzel.

Tanışmamazlık da etmem, yanlış olmasın şimdi.


The Black Keys - Tighten Up - Official Video from Chris Marrs Piliero on Vimeo.

09 Haziran 2010

Detroit'in bağrından nene hatun vokali ve cayır cayır gitarıyla.

Jack White'ı ne kadar sevdiğimi bilen bilir. Hatta kendisinin bir fotoğrafını bulup benim bir vesikalığımla yanyana koyup "abim" demişliğim de vardır. Kendisini sırasıyla White Stripes, Raconteurs ve şimdi de Dead Weather'la anarım. Bir tek Raconteurs'ü canlı izleme şansına eriştim, ondan sonra da dadandım tabii ki Broken Boy Soldier'a.
Neyse, Jack White'a saygılarımla kapsamında sevdiğim birkaç videoyu paylaşmak isterim bu vesileyle:


- Treat me like your mother - The Dead Weather



- "Who says you need to buy a guitar?"- It might get loud



- Blue Veins - The Raconteurs



- Under Great White Northern Lights Trailer



- Conquista (İspanyolca Conquest) - The White Stripes



Aslında daha ne video'lar var paylaşılası, ama sansürspor buna izin vermiyor. Ayrıca Jack White'ın bir takım filmlerde bulunduğu sahneleri de koymak isterdim ama yine youtube'daki enayilik.
O filmler; biri Meg White'la birlikte bulunduğu Jim Jarmusch'un Coffee&Cigarettes, diğeri de Walk Hard: The Dewey Cox Story, Elvis rolünde. Kral yani. Kralı gelse diyor. İsterseniz izleyin.





08 Haziran 2010

Ratatat'ın LP4'ü üzerine bir güzelleme yazmak isterdim ama...

Malesef yazdıklarım yüzeysel zırvalamaların ötesine geçmeyecek. O yüzden ben diyim "Şogüzel", siz deyin "Valla şogüzel.

Hadi bakalım. Yüksek sesle dinleyelim. Ajanstaki yeni ve memnuniyetsiz ifadeli kadın kişi gelsin kızsın sonra, "Müziğin sesini kısar mısınız?" desin. Siz de bütün gün arkasından konuşun. O kadar da sahiplendik bu albümü, hanicesine. Örnek için;

11 Mayıs 2010

Bob Meets the Beatles

Bob Dylan ve the Beatles cigarasyon yapıyorlar video'su. İzleyelim, eğlenelim.

Bob Meets The Beatles from Dan Meth on Vimeo.

07 Mayıs 2010

Focker

İşte en sevdiğim kaos dozu alttaki anlarda yakalandı. 2:20'de ben sahne alıyorum, vuruyorum.

BU VİDYOYA DİKKAKE: Ağabey delirdi kaçınız.

Tame Impala - Solitude is Bliss.
Pursuit of Happiness video'sunu yapanlar yapmış bu video'yu da. O yüzden +2 rep ile başladım izlemeye. Öküz gibi beğendim ne yalan söyleyeyim.

06 Mayıs 2010

Kardeş memleketten leziz bir lez.

Simit evde vaşak gibi koşarken bu abileri (fotoğraftaki abiler) açıyorum, hemen sakinleyip uyuyor çocuk, abisi. Bu abilerin adı Huun Huur Tu. Tuva Cumhuriyeti'nden sevgilerini yolluyorlar bize.

30 Nisan 2010

Born Free - M.I.A.

Son günlerde gençler bunu seviyor. Ben de.
Romain Gavras'ın yönetmenliğini yaptığı video tam bir "Ginger Kids" harekatı.
Ama Scott Tenorman'lar ölmez, vatan bölünmez. Viva la revolucion!